KAPAT

Aşağıdaki formu doldurun, sizinle iletişime geçelim.

close
İletişim İçin Tıklayın
whatsapp
Aradığınızı bulmanıza yardımcı olabilir miyiz? ara

Çocuklarda İşitme Cihazı Kullanımı

Çocuklarda İşitme kaybı en sık görülen genetik kaynaklı hastalıklardan birisidir. Canlı doğumların %3’ü işitme kayıplı olarak doğmaktadır. Bununla beraber doğum sırasında, doğum sonrasında meydana gelebilecek enfeksiyon veya hastalıklardan kaynaklı olarak da çocuklarda işitme kaybı meydana gelebilmektedir. Yine gelişme evresinde çeşitli hastalıklardan kaynaklı, kaza veya gürültüden kaynaklı olarak çocuklarda işitme kaybı gözlenebilmektedir.

Ülkemizde işitme tarama yasası gereği yenidoğan her çocuk mücbir ve olağanüstü haller haricinde ilk 72 saat içerisinde işitme testine tabi tutulur ve işitme kaybı şüphesi olan çocuklar tanı-tetkik-tedavi için ileri testlere yönlendirilir. İşitme kaybının kalıcı olduğu tespit edilen çocuklar vakit geçirmeden işitme cihazı kullanımına yönlendirilir ve bu şekilde işitme-konuşma gelişiminin yaşıtlarıyla benzer şekilde ilerlemesi planlanır. İşitme kaybı olan ve tedavi-rehabilitasyon yönünde destek almayan çocuklar işitemedikleri için konuşma gecikmesi, konuşma bozukluğu ve hiç konuşamama gibi problemlerle karşılaşabilir. Bununla beraber sosyal yönden zayıflık, güvensizlik, akademik başarısızlık, psikolojik rahatsızlıklar gibi birçok durumla başbaşa kalabilmektedir.

Ebeveynlerin, yenidoğan işitme testlerinden sonra işitme kaybı olmaması durumunda dahi dikkatli ve gözlemci olmaları gerekmektedir. Her birey işitme kayıplı olmaya adaydır ve çocuklar kendilerini bize istedikleri gibi ifade edemedikleri için işitme kaybının aile tarafından fark edilmesi gerekmektedir. Burada önemli olan konu ebeveynin çocuğunu karşısına alarak seslere tepkisini gözlemlemesi değil, günlük hayatta ortaya çıkan seslere yönelip yönelmediğini, nasıl tepkiler verdiğini gözlemlemek olmalıdır. Bununla beraber yaşı 2’yi geçmiş olan çocuklarda konuşma ve harf çıkarma ile ilgili şüphe duyulursa işitme kaybından şüphelenilmelidir.

İşitme kaybının varlığı durumunda, tedavi edilebilecek(bazı iletim tipi işitme kayıpları) olan kayıplar tedavi edilir. Ancak işitme kayıplarının çoğu kalıcıdır ve henüz keşfedilmiş bir tedavisi bulunmamaktadır. Bu sebeple işitme kaybı varlığında ilk ve en etkili çözüm işitme cihazı kullanımıdır. İşitme cihazından fayda göremeyecek ölçüde ileri dereceli kayıplarda ise koklear implant adı verilen cihazlar kullanılmaktadır.

                Çocuklarda işitme cihazı için tercih edilebilecek 2 çeşit cihaz bulunmaktadır. Genelde kullanılan ve uygun olan kulak arkası hava yolu işitme cihazlarıdır. Bazı özel durumlarda kulak kepçesinin arkasında bulunan mastoid kemik üzerine gelecek şekilde takılan kemik yolu işitme cihazları tercih edilir.

İşitme cihazından çocuğun gördüğü fayda serbest alan testi adı verilen bir test ile klinik ortamlarda ölçümlenebilir. Ebeveynler, çocuğun arkasına geçerek ses çıkartmamalı, sürekli ismiyle seslenip tepkilerini ölçmemelidir. Yönlendirmeli gözlem adı verilen bu durum doğru bilgiden çok yanlış bilgi ve şüphe edindirmektedir. Bunun yerine; günlük hayatta karşımıza çıkan bir şeyin düşme sesi, zil sesi, telefon sesi ve ani-yüksek seslere karşı çocuğun verdiği tepkiler gözlenmeli ve takip eden sağlık uzmanına bildirilmelidir. Yine çocuğun gittiği rehabilitasyon merkezindeki uzmanın görüşleri aile için önemlidir.

İşitme cihazı kullanımında ailenin ısrarcı olması ve çocuğa cihazını sevdirmesi çok önemlidir. Çocuğun cihaza önem vermesi ve sakınması, kulağından çıkarmadan kullanması son derece önemlidir.

                Koklear implantlar ise işitme kaybının çok ileri dereceli olduğu, işitme cihazının ses seviyesi ya da kullanım yönünden yetersiz kaldığı durumlarda bir ameliyat ile iç kulağa yerleştirilen elektrodun ses geldikçe kulağı uyarması prensibine bağlı olarak çalışır. Hiç duymayan ve işitme cihazından hiç fayda sağlamayan bir çocuğa uygulandığında mucize etkisi gösteren bu cihazlar, normal işitme cihazı ile duyabilen çocuklar ve yetişkinlerde ise tercih edilmez.

Paylaş :