KAPAT

    Aşağıdaki formu doldurun, sizinle iletişime geçelim.

    close
    Aradığınızı bulmanıza yardımcı olabilir miyiz? ara

    İşitme Cihazı Nedir?



    İşitme cihazı, bilinirliği ülkemizde istenilen seviyede olmayan ancak işitme kayıplarının rehabilitasyonunda kullanım oranı en yüksek olan tıbbi cihazlar olarak tanımlanabilir.

    İşitme kaybı yaşayan, çevresinde işitme kayıplı bireyler olan birçok kişi işitme cihazıyla ilgili yeterli bilgiye sahip değil, bu sebeple ‘İşitme cihazı nedir?’ sorusu da sıkça sorulan ve cevabı ülkemizde net olarak bilinmeyen sorulardan birisi.

    İşitme cihazı, işitmesinde kayıp olan bireylerin çevredeki tüm sesleri normal seviyede duyması için geliştirilmiş cihazlara verilen genel isimdir. Buradaki tek istisna durum, total (tamamen) işitme kaybı yaşayan bireylere uygulanan koklear implant uygulamasıdır. Koklear implantları ayrı bir sınıfta inceleyecek olursak, işitmenin normalleştirilmesi için kullanılan tüm cihazlara işitme cihazı diyebiliriz.

    İnsanlık tarih boyunca işitme kaybı yaşamış ve çok eski dönemlerde ellerini kulağının arkasına götürerek sesleri daha normal seviyede almaya çalışmışlardır. Yılların ve teknolojinin ilerlemesi ile çok daha gelişmiş işitme cihazları geliştirilmiş ve insanlığın hizmetine sunulmuştur. Genel çalışma mantığı olarak dışarıdaki sesleri Mikrofon yardımıyla toplayan işitme cihazları, içlerindeki Dijital Sinyal İşlemleyici (DSP) ile kişinin işitme kaybına uygun şekilde işlemler ve sonrasında Hoparlör yardımıyla sesi tekrar üreterek kulağa gönderirler. Buradaki esas nokta; işitme cihazının kişiye özel bir cihaz olmasıdır. Sesleri kişinin işitme kaybına göre işlemleyip düzelterek yeniden oluşturan işitme cihazları kişiye özel fayda sağlamak üzerine uygulanan cihazlardır.

    İşitme cihazlarının ülkemizdeki bilinirliği ve algısı ne yazık ki istenilen düzeyde değil. Tüm dünyada işitme kaybı denildiğinde ilk akla gelen şey işitme cihazı iken ülkemizde işitme cihazı çok sevilen bir şey değil. Bunun sebepleri arasında geçmişte yapılan yanlış uygulamalar ve kullanılan eksik-yetersiz teknoloji ile uygun uzman eksikliğiydi. Ancak günümüzde işitme alanındaki tüm gelişmelerin ülkemizde de üst seviyelere çıktığını göz önünde bulundurursak, işitme cihazı ve işitme cihazı uygulamasının işitme kayıplarında başvurulacak ilk yol olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

    İşitme Cihazı Kimlere Önerilir?

    İşitme cihazları, çok hafif dereceli olarak nitelendirilen işitme kayıpları ve total olarak nitelendirilen işitme kayıpları haricindeki tüm işitme kayıplarında önerilir. Doğumdan sonraki 2. aydan itibaren, yaş sınırı olmaksızın tüm yaş gruplarında kullanılması önerilir.

    İşitme cihazı önerilecek kişilerde işitme kaybının var olması temel şart iken, işitme cihazı kullanılıp kullanılamayacağını belirleyen ek durumlar da vardır.

    • İşitme kaybının kalıcı olması: Ani gerçekleşen işitme kayıpları ya da tedavi edilerek kısmi/tamamen iyileşme gözlemlenebilecek mikst tip ve iletim tip işitme kayıplarında öncelikli olarak tedavi sürecinin tamamlanması beklenir. Tedavinin sona erdiği ve işitme kaybının kalıcı olduğu netleştiği durumlarda işitme cihazı önerilir.
    • İşitme cihazı önerilecek kişinin mental fonksiyonları işitme cihazı kullanmaya uygun olmalıdır.
    • Özellikle yalnız yaşayan kişilere işitme cihazı önerilecek ise el becerileri ve motor fonksiyonlarının işitme cihazı kullanımına uygun olması gerekmektedir.
    • İşitme cihazı önerilecek kişinin elektroalerjisi ya da işitme cihazının kapsamında bulunan materyallerden birisine alerjisi olmaması gerekmektedir.

    İşitme Kaybı Dereceleri

    İşitmenin normal sınırları 0 – 25 dB aralığıdır. Bir bireyde işitme eşiklerinin 25 dB üzerine çıkması işitme kaybı oluştuğunu göstermektedir. Dereceleri yönünden işitme kayıplarını değerlendirdiğimizde hafif, orta, ileri, çok ileri ve total olmak üzere farklı seviyelerde meydana geldiğini belirtebiliriz.

    • Hafif Dereceli İşitme Kaybı (26 – 40 dB): Normal işitme sınırı olan 25 dB’nin hemen üzerindeki eşiklerde bulunan bir işitme, hafif dereceli işitme kayıplı olarak nitelendirilir. Kişinin işitme kaybı zor ortamlarda hissedilebilir durumdadır ve kişi işitme kaybı olduğunu fark edemeyebilir. Rutin odyolojik kontrollerde fark edilmesi daha olasıdır.
    • Orta Dereceli İşitme Kaybı (41 – 55 dB): 40 dB ile 55 dB arasındaki eşiklerden oluşan işitme kayıplarıdır. Orta dereceli işitme kayıplı bireyler işitme kayıplarını fark ederler ve işitme cihazından maksimum faydayı alacak bireyler bu gruptadır. Konuşmayı algılama skorları olumsuz anlamda çok etkilenmemiştir ve seslerin işitme cihazı ile normal seviyede duyulması çok daha kolaydır.
    • İleri Dereceli İşitme Kaybı (56 – 70 dB): 55 dB ile 70 dB arasını kapsayan işitme kaybı seviyesidir. İşitme kaybı ciddi şekilde hissedilir ve hayatı kısıtlayıcı etkiye sahiptir. Konuşmayı algılama skorları, işitme kaybıyla geçirilen süreye de bağlı olarak ciddi anlamda düşmüş olabilir. İşitme cihazı kullanımı şarttır ve işitme cihazından alınan verim fazladır.
    • Çok İleri Dereceli İşitme Kaybı (71 – 90 dB): İşitme kaybının hayatı kısıtladığı, kişinin iletişiminin çok fazla düştüğü ve işitme cihazı kullanımının hayati derecede önemli olduğu işitme kaybı seviyesidir. İşitme cihazı olmaksızın bireyin hayata katılımı neredeyse imkansızdır, normal iletişim kurması olanaksız hale gelmiştir. İşitme cihazı ile diğer seviyeler kadar fayda göremeyecek olsa dahi hayata katılımı için kullanımı şarttır. İşitme cihazı ile normal iletişim kurabilir.
    • Total İşitme Kaybı (90+ dB): 90 dB üzerindeki eşiklerde oluşan ve işitsel olarak en kötü seviye olarak belirlenen seviyedir. Total işitme kaybına sahip olan birey normal şartlarda gelen sesleri işitemez, sadece çok gürültülü durumlarda ses duyabilir. Konuşulanları duyamadıkları için sesli iletişim neredeyse kaybolmuş durumdadır. Genellikle işitme cihazı kullansa dahi fayda görmeyen bu grup işitsel implantlara yönlendirilebilmektedir. 

    İşitme Cihazı Pili

    İşitme cihazları, elektronik cihazlar oldukları için enerjiye ihtiyaç duyarlar ve bu enerjiyi piller ile sağlarlar. Son dönemde geliştirilen şarjlı cihazlar olsa dahi işitme cihazı sektörünün büyük çoğunluğunu kullan-at pillerle çalışan işitme cihazları oluşturmaktadır. İşitme cihazları için üretilen 4 pil modeli vardır:

    • 10 no pil: Sarı renk ile kodlanmış bu piller, en küçük işitme cihazı pili grubunu oluşturmaktadır. Küçük oldukları için rezerv enerjileri de daha küçüktür ve genellikle kulak içi, TIE model gibi küçük cihazlarda kullanılırlar.
    • 312 no pil: Kahverengi renk ile kodlanmış bu piller, en küçük 2. İşitme cihazı pili grubudur. TIE, RIC ya da ITE grubundaki cihazlarda kullanılırlar.
    • 13 no pil: Turuncu renk ile kodlanmış bu piller, küçükten büyüğe 3. Sıradaki grubu oluşturmaktadır. Büyük oldukları için daha fazla rezerv enerji barındırırlar ve küçük cihazlarda kullanılamadıkları için BTE (Kulak Arkası) işitme cihazı modellerinde kullanılırlar.
    • 675 no pil: Mavi renk ile kodlanmış bu piller, en büyük işitme cihazı pili grubunu oluşturmaktadır. Çok büyük oldukları için sadece BTE çok güçlü cihazlarda kullanılmaktadırlar. 
    • Burada işitme cihazı pili sayfasına yönlendirme yapılabilir.

    İşitme Cihazları Nasıl Çalışır?

    İşitme Cihazları Nasıl Çalışır?

    İşitme cihazları için, tamamen dijital altyapı ile çalışan mini birer bilgisayar diyebiliriz. 20 yılı aşkın süredir tamamen dijitalize olmuş olan işitme cihazları dış dünyadan almış olduğu sesleri analogdan dijitale çevirerek işlemekte ve bu sayede işitme kaybına tamamen uygun sesler üretebilmektedir. İşitme cihazlarının iç yapısına baktığımızda sesin alınması, işlemlenmesi ve üretilmesi için üç ana parça bulundurduğunu söyleyebiliriz. 

    Mikrofon, dijital sinyal işlemleyici ve hoparlör bu ses döngüsünün oluşmasını sağlayan temel parçalardır. İşitme cihazları mikrofonlar sayesinde dış ortamdaki sesleri alırlar ve alınan ses dijitalden analoga dönüştürücüler ile dönüştürülür. Dijital veri haline gelmiş olan ses dijital sinyal işlemleyicide kullanıcının işitme kaybı verileri doğrultusunda işlemlenir, işlenmiş olan sesler hoparlöre gönderilir ve hoparlöre ulaşmadan önce dijitalden analoga dönüştürücüler ile dönüştürülür. Analog ses bilgisini alan hoparlör kendisine gelen bilgi doğrultusunda sesleri üreterek kulağa gönderir.

    İşitme Cihazları Zararlı mı?

    İşitme cihazları; işitme kayıplarının rehabilitasyonunda kullanılan, işitme kaybının ilerlemesini azaltıcı ya da durdurucu özelliği olan tıbbi cihazlardır. İşitme cihazlarının zararlı ya da kulağı tembelleştirici özellikte olduğu yönündeki bilgiler ise tamamı ile yanlıştır. İşitme kaybı durumunda bireye zarar verecek olan durum, vücudun desteğe ihtiyaç duyduğu işitme kaybı halinde o desteği vermemek olacaktır. Öyle ki işitme cihazı kullanılmaması durumunda işitme kaybı kötüleşebilir ancak bundan daha da önemli olan durum ise işitme kaybı ile beraber konuşmayı algılama skorlarının da hızla düşüşe geçecek olmasıdır. Sesleri duyamadığımız durumda beyin seslerden uzak kalmakta ve bu sebeple iletişimin temel araçlarından olan anlama/algılama fonksiyonu giderek kötüleşmektedir. Bu sebeple işitme cihazı kullanımı hem işitme kaybının kötüleşmesi hem de işitme kaybının beraberinde getirdiği sorunların artmaması için hayati derecede önemlidir. Özetlemek gerekirse; işitme cihazları zararlı olmanın aksine işitme işitme kayıplı bireylerin en büyük dostlarıdırlar.

    İşitme Cihazı Fiyatları

    İşitme Cihazı Fiyatları

    İşitme cihazları çok farklı teknolojik özelliklere ve farklı imkanlara sahip olarak birbirinden ayrılmaktadır. Hem bu sebeple hem de 20’den fazla işitme cihazı markası bulunması sebebiyle işitme cihazlarının fiyatları da çokça farklılık göstermektedir. Günümüz itibariyle bakarsak 4 bin liradan 25 bin liraya kadar farklı fiyat aralıklarında işitme cihazları olduğunu söyleyebiliriz. Peki, işitme cihazları fiyatları arasında bu kadar fazla fark olmasının temelinde ne yatıyor? Yazımızın yukarıda kalan kısmında işitme cihazlarının teknolojik birer aygıt olduklarını belirtmiştik. Teknolojinin her alanında olduğu gibi işitme cihazlarında da farklı teknolojiler, farklı yazılımlar ve farklı materyaller kullanılmaktadır. Sadece farklı işitme cihazı markaları arasında değil aynı markanın farklı ürün grupları arasında bile çok farklı fiyat skalaları bulunmaktadır. Bu durumu birkaç yönden ele almak gerekirse;

    • Farklı işitme kayıpları farklı ihtiyaçları beraberinde getirir ve bu da farklı özelliklerde işitme cihazlarının ortaya çıkmasına sebep olur. Örneğin estetik kaygılardan ötürü kullanılacak olan kulak içi bir işitme cihazının maliyeti kulak arkası muadillerine göre daha fazla olabilir.
    • Wireless / Bluetooth gibi kablosuz bağlantı teknolojileri işitme cihazlarına daha farklı fonksiyonlar katarak fiyatlarının artmasına sebep olabilir.
    • İşitme cihazlarının yapımında kullanılan hoparlör ,mikrofon, dijital sinyal işlemleyici gibi parçaların kaliteleri; su, ter, nem ve kir gibi olumsuz durumlara karşı olan dayanıklılık özellikleri işitme cihazlarının fiyatlarının değişmesine sebep olan bir diğer parametrelerdir.
    • İşitme cihazlarının materyal maliyetlerinden daha çok yazılımsal özellikleri fiyatlarını belirlemektedir. İşitme cihazları markalarını ve işitme cihazı kategorilerini birbirinden ayrıştıran temel unsur sahip oldukları yazılımlardır. Her bir firma kullanıcısına en doğal sesi vermek adına farklı yazılımlar geliştirir ve farklı cihazlarda kullanırlar. Geliştirilmiş olan bu yazılımlar, sesi ne kadar doğal işlemler ve kullanıcı rahatlığı ne kadar fazla olursa o kadar değerli hale gelirler. Yazılım yönünde yapılan bu araştırma ve geliştirme çalışmaları da işitme cihazlarının fiyatlarını yukarı yönde etkilemektedir.
    • İşitme cihazları sesleri işlemlerken kanal ve bant adı verilen yazılımlar kullanırlar. Bir işitme cihazındaki kanal ve bant sayısı tek başına o işitme cihazının kalitesini ve doğallığını etkilemez ancak kanal ve bant sayısı yüksek olan cihazlar seslerin daha ince işlemlenebilmesi adına önemlidir. Bu sebeple diğer teknolojik ve yazılımsal özelliklerin yanında kanal ve bant sayısının yüksek olması da işitme cihazı fiyatlarının yukarı yönde değişmesi üzerine etkilidirler.
    Paylaş :
    Yazar Kutusu

    Odyolog Bilal Kaya

    1993 Çanakkale doğumlu olan Bilal Kaya, 2016 yılında İstanbul Üniversitesi - Cerrahpaşa Odyoloji bölümünden mezun olmuştur. 2017 yılından beri Si-Ser İşitme Merkezleri bünyesinde Eğitim ve İş Geliştirme Sorumlusu olarak görev yapan Bilal Kaya, şirket içi eğitimlerden ve şirket dışı sunumlardan sorumludur. Ayrıca, İşitme Cihazları Akustik & Odyoloji Derneği (İCAAD) genel sekreterliği görevini yürütmektedir.