İşitme kayıplarında kullanılan işitme cihazlarının birçok çeşidi bulunmakta. Kulak arkası işitme cihazları ise tüm dünyada en çok kullanılan işitme cihazı konumunda. Kulak arkası işitme cihazının diğer işitme cihazı çeşitlerine göre daha fazla kullanılmasının sebeplerini ve kulak arkası işitme cihazlarının avantaj/dezavantajlarını aşağıda sizin için açıklamaya çalıştık.

Kulak arkası işitme cihazları, hava yolu işitme cihazlarının bir çeşididir. Genel kullanıma bakıldığında hava yolu işitme cihazları tüm işitme cihazı kullanımlarının %95’inden fazlasını oluşturmakta. Hava yolu işitme cihazları içerisinde de en çok tercih edilen tür kulak arkası işitme cihazları. Cep tipi olarak bilinen işitme cihazlarından sonra modern döneme açılan kapı olarak nitelendirebileceğimiz hava yolu işitme cihazları 1960’lardan beri kullanılmaktadır.

Genel yapısına baktığımızda cihazın sesi alan mikrofonu, sesi işlemleyen dijital sinyal işlemcisi ve sesi üreten hoparlörü ile birlikte tüm yardımcı parçaları(butonlar, pil yuvası vb.) kulağın arkasındaki kabinin içerisinde bulunur. Kulak kepçesinin içinde de kulak kanalına doğru girecek şekilde kişiye özel üretilmiş kulak kalıbı bulunmaktadır. Kulak arkası cihazların open-fit olarak nitelendirilen çeşitleri hariç hepsi kulak kalıbı ile kullanılmaktadır. Bu kalıp ile işitme cihazı kabini arasındaki ses iletimi ise yumuşak hortumlar sayesinde gerçekleştirilmektedir.

Klasik kulak arkası işitme cihazlarının avantaj ve dezavantajları ise şu şekilde özetlenebilir;

– Uzun ömürlü ve dayanıklı cihazlardır. Tere ve neme maruz kalma oranları kulağın içinde mekanik parçası bulunan cihazlara göre daha azdır.

– Düşük seviyeli işitme kayıplarından çok ileri dereceli işitme kayıplarına kadar tüm kayıplarda kullanılabilir.

– İleri ve çok ileri işitme kayıpları için en uygun işitme cihazı türüdür.

– 2mm’lik standart hortumların giremeyeceği kadar küçük olmadığı durumlar haricinde kanal  hacmi ile ilgili sınırlama yoktur.

– Farklı ek cihazlara ve FM sistemlere kolaylıkla bağlanabilir.

– Diğer cihaz türlerine göre satın alımda ve bakım masraflarında daha ekonomik bir seçenektir.

– Dışarıdan gözükmesi estetik kaygılar oluşturabilir.

– Hortum ve kalıp belirli aralıklarla değişim gerektirmektedir.

– Kalıbın kulak kanalını kapaması ile boğukluk ve tıkanıklık problemleri yaşanabilir. Bunun yanında kulağın hava almaması durumunda enfeksiyon oluşum riski düşükte olsa bulunmaktadır.

Open-fit ismi verilen açık uygulama cihazlar ise kulak kalıbı yerine dome adı verilen parçalar kullanmaktadır. Kalıbın oluşturduğu dolgunluk open-fit cihazlarda çok daha az gözlenmektedir. Bunun yanında open-fit cihazlar daha ince hortum kullanma üzerine geliştirilmiş cihazlardır. Open-fit tip kulak arkası cihazların avantaj ve dezavantajlarına bakarsak;

– Daha rahat hava alabilen bir kulak kanalı ve daha rahat kullanım sağlar.

– İnce hortum ve dome sayesinde daha estetik görünür.

– Kulak kepçesi ve kulak kanalında kalıp bulunmadığı için tıkanıklık ve boğukluk etkileri daha az görünür.

– 1 mm’lik hortum kullanıldığı için ileri ve çok ileri dereceli işitme kayıpları için uygun değildir, daha düşük seviyeli kayıplarda kullanılabilir.

– Kalıp yerine dome kullanıldığından dolayı ötme(feedback) riski geleneksel kulak arkası işitme cihazlarına göre daha fazladır.

 

Kulak arkası işitme cihazları; kullanım kolaylığı, dayanıklılığı, geniş bir işitme kaybı aralığına hitap etmesi ve ekonomik oluşundan dolayı geçmişten günümüze en çok tercih edilen işitme cihazı durumundadır. İhtiyaç durumunda kulak arkası işitme cihazları hakkında daha çok bilgi almak ve ücretsiz deneme yapmak için Si-Ser İşitme Merkezleri’nin Türkiye genelinde bulunan 68 şubesinden size en yakın olanına giderek işitme uzmanı arkadaşlarımızdan yardım alabilirsiniz.

Si-Ser İşitme Merkezleri sağlıklı günler diler.